27 Nisan 2011 Çarşamba

Ayrık otu...


Gözlerinin taaa içine içine bakarak sordu: 
-Var mı öyle bir şey? Başkasından duyacağıma sen söyle...
-Yau nerenden uyduruyorsun böyle şeyleri... Birileri seni dolduruyor ama kim, bi elime geçirirsem, göstericem gününü... Sen de amma safsın bu arada, hemen inanıveriyorsun. Olacak iş mi bu dediğin.
-Tamam canım bu kadar celallenme. Yok desen yeter, yalan söyleyecek değilsin ya...
Di mi???
-Aaaaa... ama yok dedim ya canım. Yok yere kendimi savunur duruma girdim.
-Savunacak bi şeyin yok ben de biliyorum aslında ama bi de senden duyarsam içim tam rahatlayacak...
-Tam rahatlama için görev başındayım. Yıkama yağlama her türlü masaj ve benzeri işler...
-Offfff ciddi ol biraz. Sen de böyle bişi duysan senin de içine bir bit yeniği düşerdi. Di mi?
-Hayır efendim düşmezdi. Ben sana güvenirdim. Böyle paranoyakça sorular sormazdım. Kendimi de böyle küçültmezdim.
-Şimdi sence ben senin karşında küçüldüm mü?
-Yani biraz kendine güvensiz görünüyorsun bu şekilde.
-Nasıl yapsaydım? Facebook’tan araştırma yapıp, cep telefonunu karıştırıp arkandan iş mi çevirseydim?
-Güzelim rahat ol, o duydukların doğru olsaydı çoktaaaan...
-Çoktaaaaa ne?
-Hala burdayım di mi?
-Sevinmeli miyim?
-Bit tabii
-Ne kadar da önemsedin kendini...
-Önemsiz miyim?
-Şu an evet...
-Eeee ne sorguluyosun o halde, evet oyumu bu kez onlara verdim... rahatladın mı? Sen de git bi kanal turu yap rahatlarsın...
-Oysa ben seni zaplamayı düşünüyorum, yani kanalını değiştirmeyi...
-Ehhh ne halin varsa gör o halde... senden daha 3 tane daha var bende... Dert değil... Boş ol boş ol boş ol...
-Anamın evine gidiyorum.
-Çocuklarını da al git... 3’ünü de...


2 yorum:

Art Director dedi ki...

süper süper süper

Tibetin annesi dedi ki...

:))) harika olmuş beybiiiii