26 Nisan 2011 Salı

yan yana, yana yana...


Bir anda silkelendim... içine düştüğüm umutsuzluk çukuru yavaş yavaş balçıklarıyla üzerimi örtmek üzereyken, nefes darlığı ve kalp çarpıntısı da eklenti olmuştu üstüne... çukurdan dışarı  kafamı uzattığımda güneşin sıcaklığını hissedeceğimi umuyordum, bahar geldi sandım. Ama yok, hava berbat. Bulutlar kara kara, pis pis üzerimde. Sigara dumanı gibi çökmüş. İğrenç de bir koku, kokuşmuşluk daha doğrusu. Kendi kendime silkelensem n’olur gibi bir durum. Sen istediğin kadar sallan yuvarlan, hâl vaziyetleri ortada. Yanımda benimle beraber kim var diye baktım. kimse yok. Herkesin kendi çukuru var herhalde. Ayaklandım. Üstüm başım fena, ama en azından aklım başımda nihayet galiba. Gözlerim kan çanağı olmuş uyumaktan. 8 saat uyku idealdir zaten, fazlasının ne faydası olmuş bana ne de bir başkasına. Çapaklarla çamurlar çıkmadı öyle ovalamakla falan. İlerideki su birikintisine gidip su çarptım yüzüme. Biraz olsun gözlerim görmeye başladı. İyi mi oldu ki? Kim olduğumu anladım sudaki aksimden. Allahın cezası biriymişim. Çukurdayken unutmuştum. Balçıkla sıvanmıştı pisliklerim, kaynamış gitmişti, vicdan falan çözülmüştü. Ama işte bir an geldi ki yüzleşme anı... elbet olacaktı. Kötüymüşüm. Bir çuval inciri berbat etmişim. Anamın babamın yüzüne nasıl bakabilmiştim? Ya da onlar benden utanmamış mıydı konu komşudan? Onlar ben gibi değildi, peki ama beni kim bu hale getirdi? Düzenin adamı olmuştum yani düzenbaz. Düzenin düzmeyenden farkı kalmamıştı ya zaten. Hep bi bahane buluyordum aklımdan geçen zırvalar için. Peki unutulur muydu eskiler? Çürüttüğüm gelecekler, darmaduman ettiğim beyinler, kararttığım aydınlıklar? Hafızaları zayıf deyip durmaz mıydık boyna bi aralar? Şanslıysam yeniden başlarım dedim. Hem bi yerlerde üç beş birikim de yapmışımdır kesin. Olmazsa başka diyarlara uçarım... dedim... Kim miyim? Ha ha ha... Haydi söyleyin bakalım!

4 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

sanki pişman olmuşun sandım ama yanılmışım. insan 7sinde neyse 70inde odur diye boşuna dememişler! sana güvenende kabahat!

Deniz dedi ki...

vay anasını...

Nooluyo bea? Tam okuyup, anlıyordum, Sibel yazmış kaldım...

Art Director dedi ki...

evet geliyor....

mermaid dedi ki...

neler oluyooooooooooor?