6 Temmuz 2009 Pazartesi

Dun gece ruyasi...

Geceyi pek muhterem gozdecim'de gecirdim. aksam yemegine gittim sozde, sohbet bizi sevdi. once guzel bir pizza soyledik, ardindan cayla frambuazli pasta fasli... Minnosum Deniz'le vakit gecirmek de ayri bir keyifti. Deniz, bizim Yaz'dan 4 ay kadar kucuk. bir ara, bir araya getirecegiz insallah, daha bulusturamadik, ama o ilk karsilasmayi cok merak ediyorum gercekten. sanki cok severlermis gibi geliyor birbirlerini...

Neyse aslinda anlatacagim konu tum bunlarin sonrasinda gece uykusunda meydana geldi. Gozde'nin kocasi askerde oldugundan ve de gozde de deniz'in odasinda yattigindan bana koskoca yatagi verdi sagolsun. 5 yildizli otel konforu sundu bana, vasisdas da acik, pufur pufur koyuldum uykuya... bir ara sokaktan bir araba carpisma sesiyle uyanmisim, delinin teki bir cipe carpti, sonra son hiz uzadi. eee akilli tam da karakolun karsisindasin, kacman mumkun mu? hemen iki koca polis minibusu takildi pesine... uykum bolundu diye uzulecekken tam, ruyami hatirladim. gozde vardi... detaylari kendisine anlattim, onlar lazim degil ama benim icin ilginc olan, acaba basimi yastigina koydugum kisilerle ilgili kehanette mi bulunuyordum? Gece bunlar gecti uyku sersemi aklimdan, yoksa ne alaka...
Gecenlerde Nicolas Cage'in yeni filmi Kehanet'i izledim, kesin ondan. her neyse hayirlisi olsun. guzel seylerdi gorduklerim.

2 yorum:

gozde dedi ki...

Tatlım, şu an itibariyle malum bir bölgenin açıkta kalmış olabileceğini düşünüyorum:(

Tibet'in annesi dedi ki...

ilginç bir gece olmuş belli :)

kehaneti bende seyrettim, ilk defa amerikanın dünyayı kurtarmadığı güzel bir filmdi :)